Yüreğinize sağlık
Reklam
ZAFER PESEN

ZAFER PESEN

Yüreğinize sağlık

20 Mart 2012 - 00:00

 

Aslında hiç polemik yaratmak taraftarı değilim…

“Hani buda size kapak olsun” deyipte birilerine gönderme yapıpta elde edilen başarıyı arka plana atmakta istemiyorum.

Stresli ve can sıkıcı olaylarla başlayan Eskişehir yolcuğumuzu ilkkez tanıdığım ve son derece nitelikli isimlerden kurulu Gebzespor voleybol takımını tanıma şansım oldu.

Gebzespor alt yapısından yetişen, yıllarca aynı takımda forma giyen Ali Duru, Güven, Oktay, Koray, Olcay, Serdar, Kazım,Cüneyt, Harun, Hakan ve Ömer gönül verdikleri, yaşam biçimleri haline getirdikleri voleybolu yaşatma adına verdikleri mücadeleyi bu kez mor-menekşe çatısı altında veriyorlardı.

İçlerinde makine mühendiside var, beden eğitim hocasıda, fabrika işçiside, bankacıda var… Herbiri toplumda kendini ispat etmiş, gönül verdikleri voleyboldan para kazanmaktan daha çok bu spora gönül verenlere lokomotif oluşturmak.

Bu doğrultuda bu sezon ligde verilen mücadelede de Eskişehir’e gelinen noktada da her bir isim üzerine düşen fekaralıktan çok fazlasını yapmışlardır.

O gün Eskşehir Atatürk Spor Salonun da oynanan final maçında bir kez daha Gebze kentinin ne kadar sahipsiz olduğuna şahitlik ettim.

Günün son maçı bizim maçımızdı. Saat 17.00’da başladı müsabaka.

Rakip Kütahya’nın temsilcisi Barolar birliğinin takımı.

Maçın başlama saatinde tribünde bir hareketlilik başladı. Boş salon dolmaya başlıyordu.

Gözlerimiz tanıdık birilerini arıyordu. Ama nafile.

Her gelen Kütahya Barosu’nun ya yöneticisi ya taraftarıydı.

Bizide yalnız bırakmayan Gebze’de daha önceden tanıdığımız ama iş münasebetiyle Eskişehir’e tayini çıkmış dostumuz  yer aldı.

Maça kötü başladık.

Bunun en önemli etkeni ise daha ilk sayılarda maçın hakeminin moral bozan ve oyuncularımızın direncini kıran art niyetli kararla olmuştur.

Herşeye rağmen direndiler mor menekşeli armayı taşıyan sporcularımız.

İlk seti 25-23 kaybettik.

İkinci settede çok kötü başladık.

Tribün, yönetim ve hakem desteğini arkasına alan Kütahya Barosu oyuncuları bu moralle yüklendikçe yüklendiler. İkinci setide 25-22 kazandılar.

Eskişehir Atatürk spor salonunda herkes sözleşmişcesine Gebzespor’a karşı birleşmişlerdi sanki.

Sahipsiz kalan Gebzespor’u yuhalamak, ezik duruma düşürmek için herkes elinden geleni ardına koymuyordu sanki.

Sahada oyuncuların, tribünde ise bizim içimiz sızlıyordu.

Bir taraftan resim çekiyor, video kaydı yapıyor bir taraftan da sesimizi duyurabileceğimiz kadar “Gebze Gebze” diye bağırıp moral vermeye çalışıyorduk..Ben ve yanımdaki arkadaşımla.

Ve 3.set…

Kütahya ekibi oyuncularıda, taraftarıda, yönetimide artık işi gırgıra vurmuş, her fırsatta Gebzespor’u küçükseyen tavırları sergilemekten geri kalmıyordu…

İlkkez bir sette öne geçtik. Hatta bir ara 6 sayılık farkta yakaladık. Ama sahipsizya Gebzespor. Hemen devreye hakem girdi. Yardımcı hakemin lehimize karar vermesine rağmen baş hakem çok bariz şekilde kararı değiştirip Kütahya’ya ikramda bulunuyordu.

Buna rağmen her bir oyuncumuz kendini aşan bir performans sergileyerek zorda olsa üçüncü seti kazanmasın bildi.

Ve filimin koptuğu 4.set…

Böyle bir heyecan, böyle bir mutluluk, böyle bir sterisi uzun zamandır yaşamamıştım.

Üçüncü seti kazanmanın morali ile eşitliğin sağlanacağı sete başlayan Gebzespor harıkalar yaratmaya başlamıştı. Tribünde bir şaşkınlık, sahada neye uğradığını şaşıran bir Kütahya vardı bu kez.

Sayıları ardı arkasına alan menekşeleri oyundan düşürme çirkinlikleride tavan yapmıştı bu dakikalarda.

Tribünden yapılan küfürlere sessiz kalan hakem, aynı zamanda da Avukatlara katkı sunmaktan çekinmiyordu. Son sayılar karşılıklı alınınca heyecanda tavan yaptı.

Gebzespor öne geçiyor rakip hakem kararları ile eşitliği yakalıyor.

Bir taraftan çekim yapıyorum, bir taraftanda telefonumu iki dakikada bir arayarak o anların heyecanına ortak olan İlçe Spor Müdürümüz Mücahit Sak’a canlı anlatım yapıyorum.

Ve 35 dakika süren 4.seti kazanan menekşe harıkalar yaratmıştı.

Son set olan Tie break’ta ise Kütahya Barosu’nu oyundan sildik.

Sonrasında ise haklı bir mutluluk ve gururu yaşarken aslında içimizi burkan birde hüznü taşıyordum içimde.

Yazıya başlarken polemiklere giripte bu başarıyı gölgemek istemiyorum demiştim ama yinede kendinimi alıkoyamacağım.

Sezon başından itibaren verilen bu mücadelede bu takımın oyuncularına şahsi olarak hiçbir katkı sunulmamıştır. Tek masrafları 3.lige gidilen yolda konaklama ücreti. Voleybol takımı ile ilgilenen, formasına reklamını veren bu camia içinde büyük kazanç olan Ahmet Hakan Hocaoğlu’nun en azından final maçında bu ekibi yalnız bırakmamasını beklerdim. En azından böylesi bir başarıya imza atan bu takımı gecenin bir yarısında firma otobüsleri ile değil bir kiralık araçla Gebze’ye gelinmesi sağlanabilirdi.

Eskişehir’de iken telefonlara özel mesaj atıp “Gururumuz Adem Bozkurt’un Dünya şampiyonasını maçını ilan eden ve Gebze Belediye başkanı Adnan Köşker’in imzasını taşıyan bu bildirimi eshefle kınıyorum.

Daha öncede Adem Bozkurt ile boy-boy resimler çekilip haberlerini gazetelere yaptırtan, bilbortları reklamlar donaltan sayın Adnan Köşker’in bu Bozkurt sevdasını anlamış değilim. Evet Adem Bozkurt başarılı bir sporcu. Ama bu işin hiçbir resmi tarafı yok. Tamamen para kazandıran, tamamen sponsor firmaya para harcatan bir alan. Sayın Köşker’in Gebze adını temsil eden, bireysel spordan uzak  desteği hak eden spor kulüplerine katkıda bulunmasını beklediğimizi tekrarlamak istiyorum.

Ama öyleya Gebze sahipsiz!

Bunun son örneğini Eskişehir’de bir kez daha yaşadım.

Herkes kendi kafasına göre kendi borusunu öttürüyor.

Ne hesap soran var, ne de hesap veren…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar