Sadece şanssızmıydık?
ZAFER PESEN

ZAFER PESEN

Sadece şanssızmıydık?

19 Mayıs 2013 - 00:00

Sabahın köründe kim kalkıpta 1 buçukluk futbol müsabakası için 16 saatlik yolu çeker ki?

Çektik işte…

Biz mesleğimizin gereğini yaptık düştük yollara.

20 kişilik gazeteci ordusu ile Yozgat yollarına.

Hani Allah’tan hoş sohbetli birkaç arkadaşımız, dostumuz vardı da uzun yol işkencesini tatlandırarak sonuçlandırdık…

Yüreğimizden geçen, temennilerimiz elbetteki Darıca GB’nin galibiyetinden yanaydı.

Ancak Kahramanmaraş maçı ile birlikte ligde sergilenen son haftaları da değerlendirdiğimiz zaman Darıca GB’nin zaferinin çokta kolay olmayacağı gerçeğini bilerek umut ettik zaferi…

Yozgat’a vardığımızda sanki olağanüstü hal ilan edilmişti.

Emniyet tedbirlerinin yanı sıra basın mensuplarına karşı uygulanan sıkı denetim çok ilginçti.

Akraditesini yapmayan hiçbir basın mensubu sahaya sokulmadı.

Yozgat Şehir stadına daha gelmeden   kırmızı-beyaz renkli formalarını sırtlarına geçirmiş taraftarların stada akın akın geldiğini gördüğümüzde bu maçın çok zor geçeceği gerçeğini bir kez daha yüzümüze vurmuştu..

Tribünde de Gümüşhane üstünlüğü vardı.

Hem protokolde hem taraftar tribününde.

Öyleye Gümüşhane il takımı.

Darıca GB ise Kocaeli’ne bağlı ancak bağlı olduğu il tarafından sahiplenmeyen bir ilçe takımı.

Gümüşhane protokolünün neredeyse tamamı tribünde.

Milletvekilinden belediye başkanına kadar.

Karşılaşmanın başlama düdüğünden bitiş düdüğüne kadar üstün olan taraf Gümüşhanespor oldu.

Bizden daha çok istediler galibiyeti.

Evet yediğimiz ilk golün öncesinde önce verilen faülde hiçbirşey yoktu.

O faülden doğan serbest vuruşta ceza sahası içerisene gönderilen ortada kaleci Ersin topa hakim olduğu anda kendisine yapılan bariz şarj hakem tarafından faül olarak değerlendirilmemiş ve 1-0 yenik duruma düştü…

Ancak bu pozisyon bizim lehimize de sonuçlansa da müsabakanın akışını değiştirecek ne oyun anlayışımız vardı, nede buna inanan oyuncu kadromuz.

Rakip daha ilk dakikadan itibaren final maçı havasına bürünmüş durumdayken, bizimkiler sanki ligin ilk maçına çıkmış gibi relakstılar.

Akılları başlarına ancak ikinci golü yedikten sonra geldi.

O’da rakibin oyunu kendi sahasında kabul edip geriye çekilmesi ile ortaya çıktı.

Biz üçlü forvete döndük, rakip geri çekildi ve pozisyon bulmaya başladık.

O dakikalarda şans yanımızda olmadı.

Hani es kaza o dakikalarda bir gol bulabilsek, belki bir umut son dakikalarda sürpriz yapıp berabeliği yakalayacağız.

Ancak olmadı, başaramadı sarı-yeşilli formayı sırtlarına geçiren futbolcular.

Ligde 24 gol atan U20 Milli takımın yıldızı İbrahim Yılmaz sahada yaptığı en başarılı hareket maç sonrasında formasını çıkartıp gözyaşlarını silmesi oldu.

Ligde rakiplerin korkulu rüyası olan orta sahanın sihirbaz oyuncusu Yusuf sanki Yozgat’a aile ziyaretine gelmiş gibiydi. Kenarda öylece sessiz sedasız bekledi.

Kaptan Evren’e hava değişikliği hiç yaramamış gibiydi. Ağır olan oyun anlayışını iyice ağır çekime almıştı. 20 metre geriden gelip depar atan rakip oyuncuları sadece seyretme zahmetinde bulundu.

Birkaç ismin dışında final maçında Darıca GB tam anlamı ile çuvalladı.

Ne çizgiden çıkan topumuz, ne direkten dönen şutumuz.

Hiçbiri o ruhsuz futbolun karşılığını zafer olarak sunamazdı.

Çünkü;  sarı-yeşilli formayı giydirilen oyuncular başta olmak üzere hiç kimse Yozgat’tan zaferle çıkılacağı hayaline inanmamıştı.

Yazık oldu 1 yıllık emeğe diyemeyeceğim, nitekim Gümüşhane camiası daha çok inanmıştı kazanan ve kaybeden bir taraf olacaktı.

Darıca camiası kaybetmeye daha yakındı ve kaybetti.

Bundan sonraki süreçte ne yapılacağı çok önemli.

Müsabaka sonrasında dönüş yolu daha bir çekilmez olmuştu.

Her kafadan bir ses, her yorumda farklı bir bakış açısı ve suçlama vardı.

Bir türlü toparlayamıyordum;

  • Yazık oldu onca emeğe.
  • Bu futbolcuların hepsine yol  vereceksin, hatta final maçında kötü performanslarından dolayı ceza bile vereceksin.
  • Bugün bu başarısızlığı yaşamamızın tek nedeni Hacı Murat Akan’dır. Darıca’ya gider gitmez istifa etmeli.
  • Yeter artık ya, suya  sabuna dokunmayan kulüp başkanı mı olur?
  • Halil Akbaş dönemi artık bitmiştir. Bence Akbaşoğlu artık 9 yıllık dönemini kapatmalı ve bir an önce kulüple ilişiğini kesmelidir.
  • Bu saatten sonra artık Şükrü Karabacak’ta kulübe sahip çıkmaz.
  • Görün bakın Darıca GB’de iki sene sonra Gebzespor gibi olacak…

Vs.vs.vs

Yapılan yorumların hepsinde gerçeklik payı oldukça yüksek.

Evet gelinen bu noktadan sonra Darıca GB’de köklü bir değişim şar olmuştur.

Başta yönetim bazında.

Halil Akbaşoğlu bu kulüpte hiçbir zaman toparlayıcı, profesyonel bir başkanlık sunmamıştır.

Sorumluluk almaktan kaçınmış, ekonomik sponsorluğu sağlayan kurumlara bağlı kalarak verilen görevleri yerine getirmiştir.

Ancak bu camianın üretken, sorumluluk alan, toparlayıcı, sadece Darıca merkezi değil, o bölge ile birlikte tüm bölgeyi kocaklayan ve bunun yansımı sonrasında tribünleri doldurmayı başaran bir yeni başkana ve yönetime ihtiyaç duymaktadır.

Bu isimlerin başında da hiç kuşkusuz futbolu seven ve bilen Metro Star’ın yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Örs’tür.

Sayın Örs her ne kadar işlerinin yoğunluğunu gösterip bu görevden uzak dursa da bir noktada kayıtsız kalamayacağını düşünüyorum.

Darıca GB bu kadrodaki 5-6 oyuncunun dışında hepsine yol verip önümüzdeki sezon için değil daha kapsamlı bir çalışmanın tohumlarını şimdiden atmalıdır.

Günü kurtaran şampiyonluklardan daha kendi bünyesindeki ve bölgedeki genç yetenekleri kadrosunu katarak küçük bütçelerle geleceğin başarılarının temellerini atarak yol alması en doğru hamleler olacaktır.

Artık öyle har vurup harman savurma dönemleri bitti. Hayali paralarla uçuk transferler dönemi bitti.

Kasanda paran yoksa profesyonel ligde tutunmanın imkanı yok.

Bu bölge bir ikinci Gebzespor vakasını kaldıracak durumda değil.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar