Kent olmayı başaramamak
Reklam
ZAFER PESEN

ZAFER PESEN

Kent olmayı başaramamak

17 Aralık 2012 - 00:00

 

Şu futbolu ne kadarda abartıyoruz!

Pazar günü birisi Darıca GB, bir diğeri ise Dünya derbileri arasında yerini almış Galatasaray Fenerbahçe maçlarını izledim.

Buz kesen havada Gebze Alaettin Kurt stadını dolduran 3-4 bini bulan bir taraftarın içimizi ısıtan tezahüratları ve dostluk adına sunulan çiçekli, alkışlı başlangıç.

Daha stadın çevresindeki kalabalığı görünce güzel bir doksan dakika geçireceğimiz heyecanı sarmıştı.

Çoluk çocuk bayrağını atkısını alan gelmişti Gebze Alaettin Kurt stadına.

Kocaeli bölgesinin bu sezonki medarı-iftiharıydı Darıca GB. Aldığı başarılı sonuçların yanı sıra tesisleşme ve devlete “bir” kuruş borcu bulunmaması ilde örnek kulübümüzdü.

Şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen Darıca GB bölgemizi ve çevremizdeki illerinde nüfusunda etkili bir kalabalığa sahip olan Erzurumlu hemşehrilerimizin takımı Büyükşehir Belediyespor’u konuk edecekti.

Başlı başına bir derbi maçtı, Darıca GB Erzurum Büyükşehir Belediyespor müsabakası.

Sahada içimizi ısıtan mücadele yoktu ancak tribünlerde dadaşlarla, Eskiçarşı-Çınaraltı kardeşliğinin oluşturduğu tribün coşkusu vardı.

Beklenen gollerde bu coşkulu tezahüratlarla geldi. Önce Darıca buldu. Temsilcimizin sevinci bitmeden dadaşlar cevap verdi. Dadaşların tribündeki gol coşkusu daha devam ederken gelen penaltı kararı sarı-yeşilli temsilcimizi tekrar öne geçirmişti.

Bir anda tansiyonun yükseldiği maçta tribünlerde de sataşmalar tavan yaptı. Önce karşılıklı yoklamalar yapıldı ardından karşılıklı küfürler.

Ve akebinde “Burası Gebze buradan çıkış yok” tehditlerinin karşılığında taş yeğmuru, tazikli su ve polis copları ile son bulan bir derbi.

Alıp verilemeyen neydi!?

Maç öncesinde “Benim hemşehrilerim her şeyin en iyisine layıktır. O’nların daha çok taraftarı ile gelmesi ve rahat etmeleri için bu maç Gebze’de oynanacak’ açıklamasını yapıp ve bunu gerçek kılan bir Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’ın çiçek verip el sıkışıp kucaklaşıp başarılar dilediği bir maç taşlarla, coplarla sona eriyor.

Belkide birbirlerine selam verip, çaylarını içtiği iki dadaş, arkadaş, dost bir futbol müsabakası sonrasında birbirlerine düşman kesilmişti.

Ben şunu beklerdim her iki takımın taraftarının da karşılıklı jestler başladıkları tezahüratlarını maç sonunda da devam ettirip, kol kola yürürken maçın kritiğini yapabilmeliydiler.

Ben Karslıyım. Kötüyüm hala orda. Ama ben bir o kadarda Gebzeliyim. 30 yıldır bu kentte yaşıyorum. Ve istiyorum ki bu kentte yaşayan herkes bu kentin değerlerine sahip çıksın.

Doğru ve güzel olan her şeyi yaşadığı kent için istesin, mücadelesini versin.

Doğduğu yer kadar yaşadığı yere de sahip çıksın.

Lakin biz Gebzeliler olarak bunu bir türlü başaramadık.

Belki de toplum olarak değerlerimize sahip çıkamıyoruz. Bir futbol müsabakasını dahi bir spor etkinliği olarak göremiyoruz.

Gebze Alaettin Kurt stadında bu olaylara şahit olurken akşamda Galatasaray-Fenerbahçe derbisini izledik.

Milyon dolarlık ekiplerin ortaya koyduğu futbolu konuşan yok.

Herkes kendince “nasıl yendik”in havasında, tafrasında.

Ve maç sonrasında yaşanan rezillikler.

Toplum olarak beklentilerimizi yüksek tutmayıp bir kısır döngü içerisinde birbirimizi yediğimiz sürece bu memlekette ne futbolumuz, ne ekonomimiz nede yaşam değerlerimiz yükselir…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar